SON DAKİKA

Batılı Bilginlerin Rüyaya Bakışı

Bu haber 12 Temmuz 2016 - 16:02 'de eklendi ve 308 kez görüntülendi.

Köşe yazarımız Sabiha Sefer’in yeni yazısı yayında.

Batılı bilginler; özellikle Freud, Fromm, Jung rüya konusunda çeşitli ve uzun yılları alan araştırmalar yapmışlar ve rüyayı insan hayatinin vazgeçilmez unsurlarından biri olarak görmüşlerdir.

Freud’un fikir ve çalışmaları          

Freud, rüyayı çocuksu ve akıl dışı arzularımızın bir tatmini olarak görmektedir. Rüyalarımızı oluşturan motifleri akıl dışı arzularımız ve düşüncelerimiz olarak yorumlamaktadır. Uykumuzda, gündüzleri varlıklarından haberdar olmadığımız veya olamadığımız dürtülerimiz canlanmaktadır. Bilincimiz tarafından bastırılan ve dışlanan akıl dışı nefret, hırs, kıskançlık ve özellikle de çarpık cinsel arzular, rüyalarımızda birdenbire ortaya çıkıverirler. Freud bu akıldışı arzuları içimizde taşıdığımızı, fakat toplumun etkisi nedeniyle onları bastırmakla kurtulamadığımızı iddia etmektedir. Uyku sırasında bilincimiz tarafından uygulanan kontrol azaldığından, bu arzular canlanırlar ve kendilerini rüyalarımız aracılığı ile belli ederler.

Jung’a göre rüya: Jung’un rüya yorumuna gelince, onun rüya yorumuna yaklaşımı rüyanın amacını sorgulamak ve bilinçaltının belirli bir sembolü neden seçtiğini ve rüyayı gören kişiye kendi yaşamı ve yaşamına karsı tutumu hakkında ne göstermeye çalıştığını anlamaktı. Jung sembollerin rüyayı görene özgü bir gücü olduğunu ve dar bir yorumla sınırlanamayacağını iddia etmektedir.

Erich Fromm’un rüyaya bakışı: Büyük rüya yorumcularından Erich Fromm ise rüyaları unutulmuş bir dil olarak görür ve geçmişin insanlar için rüya ve hayallerin zihnin en önemli ifadeleri arasında olduğunu söyler. Ona göre rüya sembolleri evrensel, geleneksel ya da rastlantısaldır. Rastlantısal semboller kişiseldir ve bireysel çağrışıma ilişkindirler. Geleneksel semboller tek anlamlıdır. Evrensel sembollerin -örneğin güneş- sıcak ve ışık gibi evrensel anlamları vardır.

Edgar Cayce, uykuda veya trans halinde geçmişi ve geleceği görürdü ; hastalıklara doğru teşhisler koymuş ve binlerce kişi için gerekli tedaviyi söylemiştir. Trans halindeyken söylenenler kaydedilmiş ve dikkatle belgelenmiştir. Cayce bunu “insanın başlangıcından beri var olan zihni faaliyetinin toplamı tarafından beslenen bir düşünce nehri” olarak tanımlamıştır. Cayce trans halindeyken bir keresinde şöyle demiştir : “ Rüyalar bilinçaltının tezahürleridir. Bir durum gerçek olmadan önce rüya görülür.”

BABİL KRAL II.NEBUKADNEZAR’IN RÜYASI VE DANYAL AS. YORUMU

Nebukadnezar; bir rüyâ görmüş, fakat, gördüğü rüyada görüp de, kendisini şaşırtan şeyi unutmuştu. Nebukadnezar, gördüğü rüyadan, korkmuştu. Sihirbazlarla kâhinlerden, bunun yorumunu sormuşsa da, onlar, yorumlayamamışlardı. Danyal Peygamber, arkadaşlarıyla birlikte zindanda bulundukları sırada, bunu, işitti. Zindancı;  Danyal Peygamberin hal ve gidişatındaki güzelliği ve doğruluğunu görüp hoşuna gitmekte ve kendisine sevgi göstermekteydi. Danyal Peygamber, ona: Sen, bana bir iyilik yap. Sahibinizin  katında aracı ol da, görmüş olduğu rüyayı yorumlayayım dedi.

Zindancı, gidip Danyal Paygamberin dileğini, Nebukadnezar’a haber verdi. Bunun üzerine, Nebukadnezar, peygamber oğullarından Danyal Peygamber ve  üç arkadaşını huzuruna çağırdı. Nebukadnezar’ın önünde secde etmedikçe, hiç kimse duramazdı. Fakat, Danyal Peygamber, onun önünde secde etmeksizin ayakta durdu. Nebukadnezar, ona: “Seni, bana, secdeden alıkoyan nedir?” diye sordu. Danyal Peygamber : Benim bir Rabb’im var ki, bana, ilim ve hikmet verdi. Kendisinden başkasına secde etmememi de, bana, emretti. Ben, kendisinden başkasına secde edersem, Onun, bana verdiği ilmi, benden çekip almasından ve beni, helak etmesinden korkarım! dedi.  Nebukadnezar; Danyal Peygamberin  verdiği cevaba hayret etti ve “Evet! Secde yapma! Sen, ahdine vefa etmekle, çok iyi etmiş ve sana verilen ilmin şerefini yükseltmiş, gözetmiş oluyorsun.” dedikten sonra: “Sende, şu gördüğüm rüyânın ilmi ve yorumu var mıdır?” diye sordu. Danyal Peygamber, “Evet!” dedi. Nebukadnezar, “Görmüş olduğum rüyâyı  bir şeyden dolayı  unuttum, beni hayrette bırakan o şeyin ne olduğunu, bana, haber veriniz.” dedi. Danyal peygamberle arkadaşları: Sen, o rüyâyı  bize haber ver de, biz sana, onun yorumunu haber verelim dediler.  Nebukadnezar, “Ben, onu hatırlayamıyorum. Eğer, siz, bana, onu, onun yorumunu, haber vermezseniz, omuz kemiklerinizi, sökeceğim!” dedi. Danyal Peygamberle üç arkadaşı, Nebukadnezarr’ın huzurundan çıktılar. Allah’a, dua ettiler. Tazarru ve niyazda bulundular. Kendilerine, yardım etmesini, sorulan şeyin öğretilmesini, dilediler. Yüce Allah da, onlara, sorulan şeyi öğretti. Onlar, hemen Nebukadnezar’ın huzuruna vardılar. Ona, “Sen, bir heykel görmüşsün!” dediler. Nebukadnezar, “Doğru söylediniz!” dedi. Danyal Peygamber ve arkadaşları “O heykelin iki ayağı ve iki bacağı: seramikten, iki dizi ve iki baldırı bakırdan; karnı gümüşten; göğsü altından; başı ve boynu demirdendi!” dediler. Nebukadnezar, “Doğru söylediniz!” dedi. Danyal Peygamberle arkadaşları: “Sen, onu, hayretle seyredip durduğun sırada, Allah, onun üzerine, gökten, bir kaya saldı da, onu, ufatıverdi! İşte, sana, rüyânı unutturan da, bu idi.” dediler. Nebukadnezar, “Doğru söylediniz!” dedi ve: “Peki, bu rüyânın yorumu, nedir?” diye sordu. Danyal Peygamberle arkadaşları, Bu rüyânın yorumu, şöyledir, Sana, kralların kudret ve tasarruf durumları gösterilmiştir ki, onlardan, bazısının kudret ve tasarrufu, bazısından, daha gevşek ve yumuşaktı. Bazısının, kudret ve tasarrufu, bazısından, daha güzeldi. Bazısının kudret ve tasarrufu da, bazısından, daha sert ve katıydı. İlk kudret ve tasarruf: Seramik olup o, kudret ve tasarrufun en zayıf ve gevşeğidir. Sonra, onun üstünde bakır olup o, öncekinden daha üstün ve daha serttir. Sonra, bakırın üstünde gümüş olup o, bakırdan daha üstün ve daha güzeldir. Sonra, gümüşün üstünde altın olup o, gümüşten daha güzel ve daha üstündür. En üstünde bulunan demir, senin kudret ve tasarrufundur ki, o, hükümdarla­rın en katısı ve kendisinden önce olanların en kudretlisidir. Senin görmüş olduğun ve üzerine, gökten Allah’ın salıp heykeli yere seren kaya ise, Allan’ın, (semâdan indireceği Kitapla) ahir zamanda göndereceği bir peygamberdir ki, o, hepsini ufatacak, emir, onun olacak, ona, varıp dayanacaktır! dediler.

Danyal Peygamber; II. Nebukadnezar’ın rüyâsını, haber verdiği ve yorduğu zaman, Nebukadnezar, ona ve onun arkadaşlarına, çok ikram etti. Danyal Peygamber, sık sık, huzuruna kabul eder, yapacağı işleri, ona ve onun arkadaşlarına danışırdı.  Danyal Peygamberi, üstün mevkilere getirdi. Danyal Peygamber, Nebukadnezar’ın yanında, insanların en şereflisi ve en sevgilisi olmuştu.

 

 AĞLAMAK GÖRMEK: 

aglamak

Rüyasında bağırmadan ağladığını görmek, üzüntü ve kederden kurtuluş olarak tabir edilir. Yüksek sesle feryat ederek, kendini vurarak yada bir şeyler söyleyerek yakasını yırtarak ağlarsa, bu rüya, rüya sahibinin uyanıkken de bu şekilde ağlamasına delalet eder.  Bu rüya felaket ve sıkıntı olarak yorumlanır. Ağladığını fakat gözyaşı gelmediğini görmek,  umduğu şeyden ümidini kesmeye işaret eder. Ağlarken gözünden gözyaşı yerine kan aktığını görmek, tövbe etmeye ve elinden kaçırdığı fırsattan dolayı pişmanlıkla yorumlanır. Rüyasında ağladığını gören, çok sevinir. Gözleri yaş ile dolduğu halde akmadığını gören, helal mal kazanır. Ağladığını ve daha sonra güldüğünü görmekse rüya sahibinin ecelinin yaklaştığına işaret eder. Rüya sahibinin ağlaması, Allah korkusundan, Kur’an’ı dinlemekten yada günahlarından ötürü pişmanlıktan ise, üzüntü, sıkıntı ve kederden kurtulmaya, sevinçle tabir edilir.

TAHTAKURUSU GÖRMEK:

tahtakurusu

Rüyada tahtakurusu görmek muzır, kötü huylu, zayıf bir düşmandır. Bir rivayete göre haram maldır. Ağzına ve kulağına tahtakurusu girdiğini görenin eline haram mal girer. Veyahut bir haber işitir. Bir tahtakurusu öldürdüğünü veya onun kötü kokusunun dağıldığını gören düşmanına galip gelir ve bunun haberi yayılır. Üzerinde birçok tahtakurusu olduğunu görmek üç şekilde yorumlanır: Düşmanlar, haram mal ve darlıktır. Ebu Said’ül Vaaz’a göre tahtakurusunun ısırması mal ve nimettir.

 ÇÖREK VE BÖREK GÖRMEK:

çörek börek

Çörek rüyası nimet ve menfaate delalet eder.  Yağ ve yumurta ile yapılması daha hayırlıdır. Çörek yumuşak  olursa kolaylıkla elde edilen nimete; katı ve kuru olursada zorlukla elde edilen nimete işarettir. Tek bir çörek bir evlat ile yorumlanır. Börek de aynı çörek gibi tabir edilir. Rüyasında börek yediğini gören muhtelif yerlerden hayır ve menfaat görür.

 TOPRAK GÖRMEK:

toprak

Rüyada toprak görmek mal ile yorumlanır. Evinde bir küme toprak olduğunu gören zahmet çekmeden para kazanır. Büyük rüya yorumcuları demiştirler ki;  sarı toprak altına, beyaz toprak gümüşe, kırmızı toprak paraya, siyah toprak kara paraya işaret eder. Üzerine bulaşan toprağı silkelediğini gören, malını sarf eder. Üzerinde toprak olduğunu veya üzerine toprak döküldüğünü gören, mal elde eder. Toprak yediğini veya sakladığını görmek; çok kazanca ve kâr etmeye işarettir. Bir kabın içine koymuş olduğu toprağın azaldığını görenin rüyası, ailesinin kendisine ihanet etmesine işarettir. Bir küp veya saksıya toprak koyup sakladığını görmek;  evlat ve ailesi için mal biriktirmeye işaret eder. Rüzgârın bir yerden toprağı kaldırıp başka bir yere savurduğunu görmek; o mekanda zulümle halkın malının yok olacağına işaret eder. Hz. Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’ın türbe şeriflerinden toprak yediğini gören, hacca gider. Cafer Sadık demiştir ki;  rüyada toprak görmek, beş şekilde yorumlanır: Mal, menfaat, dünya meşgalesi, rızık ve kadınlardan faydadır.

 GÜL YAĞI GÖRMEK: 

gul-yagi

Rüyada gül yağı ve benzeri güzel kokulu yağlar görmek hayırlı bir şöhrete cesurluk ve kahramanlık ile tabir olunur. . Bir rivayete göre hac şerefine nail olur. Diğer bir görüşe göre ulu ve kadir bir kişi tarafından eline mal geçeceğine ve şerefe işaret eder.

 DEVE YÜNÜ GÖRMEK: 

deve yünü

Rüyada deve yünü devlet başkanı tarafından mal kazanmakla yorumlanır. Bir rivayete göre de mirastır. Kirmani demiştir ki deve yünü helal mala işaret eder. Onunla birşey doldurmak izdivaç ile tabir edilir. Deve yününden yapılmış eşya saliha, iyi eştir. Vücudunda deve yünü çıktığını görmek, artan mala ve servete işarettir.

 YEMEK PİŞİRMEK GÖRMEK:

yemek pişirmek

Rüyasında birşeyi kıvamında pişirdiğini görenin muradı hâsıl olur. Pişirdiği şey kaynadığı halde pişmemiş ve kıvama gelmemiş ise muradı meydana gelmez.  Zahmet çekmeden yemek pişirdiğini gören, rahat ve iyi geçime nail olur. Yemesi helal ve makbul olan birşeyi pişirmek hayır ve menfaat ile yorumlanır. Yenmesi haram ve mekruh olan şeyleri pişirmek de zarara ve hüsran ile tabir edilir. Bir hasta için perhiz yemeği pişirmek hastanın şifa bulmasına, ayrıca rüya sahibinin de sıhhat ve afiyetinin devamına işaret eder.

 TÜCCAR GÖRMEK:

tuccar-d102ea62-tffmc

Rüyada  tüccar görmek insanlar arasında hatırı sayılan büyük bir kimse ile tabir edilir.  Bir rivayete göre tüccar; zeki ve çalışkan mühim bir adamdır. Tüccarın mal sattığını görmek, helal mala işarettir. Rüyada kendisinin tüccar olduğunu gören,  hayır ve menfaate nail olur ve  yüksek bir mevkiye ulaşır. İnsanlara elbiseye dair şeyler satıldığını gören, halka sevaba sevk için doğru yolu gösterir. Sattığı mala karşılık altın alan gam ve sıkıntıya düşer. Gümüş para almakta zarar yoktur.

PATATES GÖRMEK: 

patates

Rüyada patates görmek ve yemek, mal ve nimete işarettir. Rüyasında  bir çok patates aldığını görmek, o senenin bolluk ve bereketiyle yorumlanır.  Aldığı patatesten bir kısmının çürümüş olduğunu görmek, haram mal olmasına işaret eder. Bir rivayete göre rüya sahibi elindeki malının ve nimetinin bir kısmını kaybeder.