SON DAKİKA

İslam Felsefesinde Rüya | Sabiha Sefer yazdı…

Bu haber 10 Kasım 2016 - 9:13 'de eklendi ve 431 kez görüntülendi.

Köşe yazarımız Sabiha Sefer’in yeni yazısı yayında.

i

SABİHA SEFER

sabihasefer@keyfgazetesi.com

İslam felsefesi açısından, 13. asır mutasavvıflarından  Azîzüddin Nesefî , rüyayı  İnsân-ı Kâmil adlı eserinde rüyaları edendeki sıvılar (ahlât-ı erbaa) ve hastalıklarla ilişkili olarak görür.

ibn -i Haldun,  Mukaddimesi’nde rüyayı gayba ait bir idrak ve ruhanî bir hâl şeklinde düşünür. İnsanın uyanıkken dünyevî şeylerle meşgul olduğundan ruhanî hâllerini düşünmediğini belirtir. İnsan, ancak uyku hâlindeyken bedenî kaygılardan uzak olabilir. İslâmiyet’ten önce de var olduğuna inandığı rüya tabirini Şer’î ilimlerden kabul eder. Rüyaları, rüya- yı saliha ve adgâs-ı ahlâm olmak üzere ikiye ayırarak açıklar. İbn Haldun, vahyi de salih ya da sadık rüya kapsamında değerlendirmektedir.

İbn Arabî, dünya hayatını, rüya hâline benzetir. Bu bağlamda, “Bütün insanlar uykudadırlar; ancak öldüklerinde bu uykudan uyanırlar.” hadisinden hareketle,  gerçek sanılan bu âlemin aslında bir rüya olduğunu düşünür. Fusûsü’l -Hikem’de, rüya tabiri “rüyada gördüğü suretten başka bir hüküm çıkarmak” olarak tanımlanır. Ona göre hayat, bir rüyadır ve anlaşılması için tevil edilmesi gerekmektedir.

Hadislerden hareketle rüya konusunu ele alan Gazalî de rüyaları   salih/sadık ve adgâs-ı ahlâm olmak üzere ikiye ayırır ve rüya ile gayb, keşif ve keramet arasında bir ilgi kurar.

İbrahim Hakkı’ da rüyayı  yalancı rüya ve  gerçek rüya şeklinde iki grupta değerlendirir. Gerçek rüyayı kendi içinde,  gerçek rüya ve uyanıklık halindeki rüya (yakaza)  olarak ikiye ayırır. Marifet name’ de ruhların mânâ, melekût, arş, kürs, semâ (7 kat gök) ve mülk âlemlerini (kavs-ı nüzûl) geçtikten sonra rüya vasıtası ile bu âlemleri zaman zaman tekrar ziyaret edebildiklerini anlatır.

AKŞEMSEDDİN HAZRETLERİ’NİN RÜYASI

 İstanbul’un manevi fatihi olacak olan Akşemseddin Hazretleri de Osmancık’ta müderrisken Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin evliyalık derecesini duyar ve O’na müntesip olmak üzere Ankara’ya gelir. Fakat şeyhin dükkân dükkân dolaşıp para topladığını görünce, yanına varıp hikmetini sormadan; “Evliya para mı toplar, buralara boşuna gelmişim.” diyerek oradan ayrılır. Zeynüddîn Hafi Hazretlerine talebe olmak üzere Mısır’a doğru yola çıkar ancak Haleb’e vardığı gece bir rüya görür.

Rüyasında, boynuna bir zincir takılmış ve zorla Ankara’da Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin eşiğine bırakılmıştır. Zincirin ucu ise Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin elindedir. Bu rüya üzerine, Akşemseddin Hazretleri yaptığı hatayı anlayarak derhal Ankara’ya geri döner. Şehre ulaştığında Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin dervişleriyle ekin biçmeye gittiğini öğrenir. Tarlaya gider. Fakat Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri O’na hiç iltifat etmez. Akşemseddin Hazretleri, diğer dervişlerle birlikte ekin biçmeye başlar. Yemek vakti geldiğinde, insanların ve orada bulunan köpeklerin yiyecekleri ayrılır. Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri, dervişleriyle yemek yemeye başlar. Ancak Akşemseddin’e hiç iltifat etmeyip, yemeğe çağırmaz. Akşemseddin yaptığı hatayı bildiği için, kendi kendine;

“Ey nefsim! Sen, Allah’ın büyük bir veli kulunu beğenmezsen, işte böyle yüzüne bile bakmazlar. Senin lâyık olduğun yer burasıdır.” diyerek, köpeklerin yanına yaklaşıp, onlarla beraber yemeye başlar.

Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri, Akşemseddin’in bu tevazusuna dayanamayarak; “Köse! Kalbimize çabuk girdin, yanımıza gel.” diyerek iltifat eder ve kendi sofrasına oturtur. Sonra O’na; “Zincirle zorla gelen misafiri, işte böyle ağırlarlar.” diyerek, O’nun gördüğü rüyadan, kerameti ile haberdar olduğunu bildirir.

Akşemseddin Hazretleri bundan sonra üstadının yanından hiç ayrılmaz. Sohbetlerini kaçırmayarak, kalplere şifa olan nasihatlerini zevkle dinlemeye başlar. Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin teveccühleri altında, kısa zamanda halifelik icazetini alır.

AY  GÖRMEK:   

Ay vezir, sultan ve diğer büyük devlet adamları ile yorumlanır. Ayı eliyle tutup kendine mal ettiğini gören eğer layık ise vezir veya büyük bir memuriyete ya da hükümdarın yakınında kalır. Ay ile kavga ettiğini göreninin devlet idarecileri ile mücadele edip araları açılır. Kendisinin ay olduğunu veya ayın mevkide durduğunu gören büyük bir makama ulaşır. Ayı eliyle tutan gam ve kederden kurtulur. Ayın gökten ayrı bir yerde doğduğunu görmek devlet idarecilerin birtakım sıkıntı ve zorlukla karşı karşıya geleceklerine ve halkın da üzülmesine işaret eder.

 YILDIZLARI GÖRMEK:

yildiz

Satürn merhametsiz ve tehlikeli, memur olan bir kişiyi, temsil eder. Jüpiter malları tutan, Mars idare memuru, Venüs devlet başkanı ve büyükleri, eşleri, Merkür yüksek umumiyetle kalem erbabı ve bunların başkanıdır. Bilinen yıldızlar, memleketin ileri gelenleridir. Diğer yıldızlar asker ve halk ile yorumlanır.  Yıldızlara sahip olduğunu gören ileri gelen büyüklerden olan insanların kalplerini ve sevgilerini kazanır. Sahip olduğu yıldızların bir kısmını veya tamamını kaybettiğini gören insanların sevgisinin bir kısmını veya tamamını kaybeder. Kendisine bir yıldız geldiğini veya onun nurunu aldığını gören halktan menfaat görür. Bir hanede veya gökyüzünde yıldızların parladığını görmek yücelik, refah ve yüksek mertebeye işaret eder.

ZEBUR GÖRMENİN YORUMU:

zebur

Rüyada Davut A.S.’a gönderilen Zebur’u görmek hayır ile yorumlanır. Kitaptan Zebur’u okuduğunu gören güzel, hayırlı, seçme işler yapar. Ezberden okuyan ikiyüzlülüğe düşer ve yaptığı işlerde yalancı olur. Dinini, imanını bozar.

HASTANE GÖRMEK:  

hastane

Rüyada hastane görmek insanların işlerinin düzenlendiği bir yer ile yorumlanır. Hastaneye girdiğini gören şehit olarak vefat eder. Bir rivayete göre hastaneye girmek günahların affına yok olmasını işaret eder. Allah Teâlânın kulları üzerine kalp yumuşaklığı, yufka yürekli ve şefkatine delildir. Hastanede hastalara verilen yemekten yediğini görmek, sağlam insanın hasta olmasına,  hasta ise vefatına yahut sağlığını  kazanmasına delalettir.  Hastaneyi onarılmış ve süslenmiş olarak görmek, herkesin durumunun düzgün ve yolunda olacağına;   Hastaları iyi hâlde sağlıklı görmekte umumi iyiliğe,  Ağır hasta olarak görmek insanların kötü bir duruma düşeceklerine delildir.

ÖKSÜRÜK GÖRMEK: 

oksuruk

Göğsünde ağrı ile beraber öksürük olup balgam çıkardığını gören  mal konusunda birine şikayette bulunur. Eğer öksürük kuru ise şikâyeti ailesi ve akrabasındandır. Öksürük kanlı balgamlı ise şikâyeti evladındandır. Eğer öksürük bulantı yapar ve safra çıkarır ise soyunun azalacağına işarettir. Eğer büyük bir kişinin ve büyüklerin karşısında öksürür ise gamlı olur. Bazı yorumcular demişlerdir ki;  öksürük hastalığına müptela olduğunu görmek bazen kudrete bazen de zayıflık ve perişanlığa işaret eder. Öksürmek istediği hâlde hastalığı ve zayıflığı sebebiyle bunu yapamadığını görmek hayırsızlıktır, sıkıntıdır. Bir rivayete görede  eceli yaklaşmıştır.

GÖZ KIRPMAK:

goz-kirpmak

Rüyada birine göz kırptığını veya birisinin kendisine göz kırptığını görmek üç şekilde tabir olunur. Gizli iş, alay, hacetten kurtulmaktır. İhtiyar bir kadının kendisine göz kırptığını gören dünyanın kendisine talih ve teveccühüne,  Kendisinin ihtiyar bir kadına göz kırptığını görmesi dünya nimetlerine rağbet ve talep etmesine, Genç bir kadının göz kırptığını görmek nefsine esir olacağına, Bir cemaatin topluluğun diğerlerine göz kırptıklarını görmek halk arasında gizli bir iş döndüğüne işarettir. Tanınan bir erkeğe göz kırptığını gören o kişinin işinin yoluna girmesi için yardım ümit eder. Meçhul bir şahsa göz kırpmak veya meçhul şahısın kendisine göz kırpması rüya sahibinin bir adamı veya bir adamın rüya sahibine alaylı bir şekilde baktığına işaret eder.

GEMİ DEMİRİ GÖRMEK: 

gemi-demiri

Rüyada gemi demiri çare, temkin ve sebat (kararlı olmak) ile yorumlanır. Geminin fırtına esnasında demir atarak tehlikeden kurtulup selamete (kurtuluşa) erdiğini görmek bunlara nispetle yorumlanır. Rüyada bir gemi demiri satın aldığını gören selamete çıkar. Sebatkâr ve temkinli olur. Gemi demirinin kaybolduğunu veya satıldığını gören işlerinde ve hususi hayatında kararsız olur.

ELMA AĞACI GÖRMEK: 

elma-agaci

Rüyada elma ağacı insanlarla yakın olmayı seven dindar bir insan ile yorumlanır. Uykuda elma ağacı dikmek bir yetimi büyütmek ve ona hayır etmektir. Bir rivayete göre elma ağacı güzel yüzlü, güzel ruhlu, sohbetli, sözleriyle insanlara faydası olan kimsedir. Bazıları dediler ki;  rüyada elma ağacı görmek, insanın emeğine işaret eder. Rüyada bir elma ağacına sahip olduğunu gören elde etmek için çalışıp himmet eylediği şeye erişir.  Elma ağacına çıkmak onun nispet olduğu şahıstan menfaat görmektir. İnmek ve düşmek ise bu faydadan mahrumiyete işaret eder. Elma ağacı kestiğini görmek öyle bir kişinin himmetini kırmaya işarettir. Her ağaç nispet olduğu şahsa ve nispet olunan şeye rüyanın şekil ve tarzına göre yorumlanır.

KUŞ YEMİ GÖRMEK:

kus-yemi

Rüyada kuş yemi görmek şerefli bir topluluk tarafından gelecek helâl mal ile yorumlanır. Kuş yemi konusunda yemek rüyası yorumunda anlaşmazlık olmuştur. Bazıları rüya için iyi; bazıları da fenadır demişlerdir. Bir rivayete göre kuş yemi para ile yorumlanır. Bunu biriktirmekte bir zarar yoktur.