SON DAKİKA

Çapkın baba İstanbul’da

Bu haber 07 Eylül 2017 - 7:22 'de eklendi ve 408 kez görüntülendi.

Ali İl, “Poyraz Karayel”den sonra yine bir Kanal D dizisiyle ekrana dönüyor. Başarılı oyuncu, ilk bölümü bu akşam yayınlanacak “Ver Elini Aşk”ta, Amerika’da yaşadığı tek gecelik ilişkiden bir kızı olan, İstanbul’a kucağında bebekle dönen çapkın ve bekar bir babayı canlandırıyor.

* Öncelikle “Ver Elini Aşk” hayırlı uğurlu olsun diyelim. Diziye başlama hikayenizi sizden dinleyelim mi?
– Dizi için temmuz ayında Salacak Yapım ile görüşmeye başladık. Kaan karakterini teklif ettiler. Birkaç deneme çekiminden sonra anlaşmaya vardık. Hikaye bana çok sıcak geldi, hemen kabul ettim. Ağustos ayı başında da çekimlere başladık.

* Bu işin içinde olup olmama kararını verirken nelere dikkat ettiniz?
– “Poyraz Karayel”den sonra hem çok fazla ara vermek istemedim hem de farklı bir karakterle seyirci karşısına geçeyim dedim. Ayrıca yedi aylık bir bebek ile kamera karşısına geçmenin çok farklı bir deneyim olacağını hissettim. Tam da düşündüğüm gibi oldu. Mesleğimi büyük aşkla yaptığım bir dönemdeyim. Ayrıca Gülsün Sare’ye yani Su bebeğe de aşığım. Tempolu ve komedi ağırlıklı bir dizi olması da tercih etme nedenlerimden…

* Nasıl tanımlıyorsunuz karakterinizi?
– Kaan son derece başına buyruk, sorumsuz ve güvenilmez bir adam. Ailesinin gelenekleri, Antep’in adetleri onu hiç ilgilendirmiyor, hatta köşe bucak kaçıyor ailesinden. Amerika’da okumuş ve orada tek gecelik bir ilişkiden bebeği olmuş. Annesi o bebeği kapısına bırakınca, alıp İstanbul’a gelmek zorunda kalmış. Ama Kaan babalık işini de kendi tarzında yaşamaya kararlı görünüyor. Tabii ki bakıcı Ayperi başta olmak üzere etrafında tatlı bir baskı ve “artık adam ol” durumu var. Tek ayağının üstünde 50 yalan söyleyebilen, kelimenin tam anlamıyla fırıldak bir karakter.

ROLÜN FARKLILIĞI BANA “EVET” DEDİRTTİ

* Kaan bu güne kadar canlandırdığınız karakterlerden farklı… Rolünüze nasıl hazırlandınız?
– Evet, dediğim gibi tercih etme nedenlerimden biri bu. Yine de özel bir çalışma yapmam gerekmedi. Sadece çok hareketli bir karakter olduğu için formuma dikkat ediyorum. Çocuklarla iletişime da daha fazla dikkat etmeye başladım. Babalık bambaşka bir dünya. Her şeyi bir yana bırakmalısınız, çünkü o duygu size ne yapmanız gerektiğini söylüyor.

* Tanıtımlarda gördüğümüz kadarıyla dizi bir aile komedisi. Peki siz çekerken şu ana kadar en çok hangi sahneye güldünüz?
– Sare ile çektiğimiz neredeyse bütün sahneler çok komik oldu bence. Tabii son kararı seyirci verecek. Ayrıca Sevda (Ayperi) ile çektiğimiz enerjisi çok yüksek ve sevimli sahneler de var.

* Size göre son yıllarda komedi türünde Türkiye’den çıkan en güzel iş hangisi?
– Ben “Avrupa Yakası”nı çok beğeniyordum. Ondan sonra ilk aklıma gelenler “Leyla ile Mecnun”, “Geniş Aile”… “İşler Güçler”i de unutmamak lazım.

* Televizyondaki diğer işleri takip edebiliyor musunuz?
– Çok düzenli takip ettiğim bir dizi yok ama sektörde ne oluyor diye hepsini takip etmeye çalışıyorum.

TERCİH YAPMAM GEREKİRSE TEREDDÜTSÜZ TİYATRO DERİM

* Televizyon, sinema ve tiyatro hep hayatınızda… Her birinin sizin için farkını bir cümleyle anlatır mısınız? Bu üçünde de yer almış bir oyuncu olarak tercihiniz hangisi?
– Belki klasik olacak ama hepsinin yeri ayrı. Biri uzun zaman hayatımda olmayınca rahatsız hissediyorum, özlüyorum. Hepsinin farklı heyecanı ve tadı var ama illa birini tercih etmem gerekse tereddütsüz tiyatro derim.

* Birçok işte rol aldınız. Günümüzde kendini role kaptıran oyuncular görüyoruz. Canlandırdığınız karakterlerden üzerinize yapışan oldu mu?
– Ben böyle bir şey olduğunu düşünmüyorum ama belki de farkında olmadan etkisi altında kaldıklarım olmuştur. Okul yıllarında ağır karakterler çalışırken,
uzun hazırlık sürecinden dolayı kendimi role kaptırdığım oluyordu arada ama zamanla gerçek hayatla rolü birbirinden ayırmayı öğrendim.

* Son olarak buradan izleyicilere neler söylemek istersiniz?
– Bizi muhakkak izlesinler, onlar için pırıl pırıl, çok eğlenceli bir iş hazırladık. Kaçırmasınlar bence…

BU ARALAR KENDİMİ ÇOK İYİ HİSSEDİYORUM

* Bu aralar kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
– Kendimi çok iyi hissediyorum, bu çok sık olmaz aslında ama bu ara enerjim yüksek…

* Asla “hayır” diyemeyeceğiniz şeyi sorsam. 
– Futbol ve Beşiktaş.

* Çalışmadığınız zamanlarda vaktinizi nasıl değerlendirirsiniz?
– Spor yapıyorum. Boş vaktim olursa sakin bir yerlere gidip doğada kafa dinliyorum. Onun dışında oldukça evcimen bir adamım.

Hürriyet Kelebek