SON DAKİKA

Cem Karaca!

Bu haber 24 Ocak 2017 - 22:07 'de eklendi ve 56 kez görüntülendi.

Moğollar: “Cem Karaca & Moğollar 2.2.1973 Ankara” albüm lansman konseri, JoyTurk Radyo Sponsorluğunda, 11 Mart’ta Zorlu PSM’de!

 

Moğollar, “Cem Karaca-Moğollar 2.2.1973 Ankara” albüm lansmanı için 11 Mart Cuma günü, JoyTurk Radyo Sponsorluğunda Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde müzikseverlerle buluşuyor!

Konserde; o dönemin davulcusu Ayzer Danga’nin yanısıra surpriz sanatçılar da sahne alacak…

Türk müziğinin 49 yıllık çınarı Moğollar,1967 yılının sonunda başladığı yolculuğunda her zaman genç kalmayı başarmış bir grup. Tarihi boyunca Cem Karaca, Barış Manço, Selda Bağcan gibi dönemin önemli sesleriyle çalışan, 70’lerin sonlarına doğru dağılan grup, 1993 yılında başlatılan bir imza kampanyası sonucu yeniden bir araya geldi. Gruba klavyede Serhat Ersöz, 2008 yılında ise vokalist olarak Cem Karaca’nın oğlu Emrah Karaca katıldı. 2010 yılında grubun davulcusu Engin Yörükoğlu’nun kansere yenik düşmesinin ardından Kemal Küçükbakkal gruba dahil oldu.

2.2.1973 tarihinde kaydedilen “Cem Karaca-Moğollar 2.2.1973 Ankara” albümü, tam 43 yıl sonra piyasaya çıkıyor ve albümün lansmanı, Moğollar’ın albüm kaydı dönemindeki davulcusu Ayzer Danga’nın ve diğer özel konukların katılımıyla Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleşiyor.

İzzet Öz’den “Cem Karaca-Moğollar 2.2.1973 Ankara” albümünün kısa hikayesi…

“Yıl 1973. Ocak ayının son akşamı… Sevgili dostlarım Cem, Cahit, Taner ve  Ayzer ile Ankara’da Güneypark kulisindeyiz… Az sonra ilk kez birlikte Ankara’lı müzikseverlerin karşısına çıkacaklar. Hepimiz 20’li yaşların heyecanını yaşıyoruz… Sahne karardı, gitar ve divan curası ile Cahit Berkay, bas gitarı ile Taner Öngür ve davuluyla Ayzer Danga yerlerini aldılar… Ve Cem Karaca o muhteşem sesiyle “Merhaba gençler ve her zaman genç kalanlar, huzurunuzda biz Cem Karaca-Moğollar” deyince inanılmaz bir alkış tufanı… İzleyenler büyülenmiş durumda…

Konser sonrası Monaco Oteli’nde Cem’in odasındayız… Keyfimiz yerinde…1972 yılında Cem ve Cahit’in tesadüfen karşılaşıp o ilginç değişime (Cem Karaca-Kardaşlar, Ersen-Moğollar) karar verilen anı konuşuyoruz. Aramızda olmayan müzisyen arkadaşlarımız için övgü dolu sözler dolaşıyor odada. O sırada ben “Arkadaşlar, bu geceyi, daha doğrusu konserinizi ölümsüzleştirmemiz gerek” deyince, Taner “O zaman bir stüdyoya girelim ve aynen böyle çalalım” diye devam etti. Cem de noktayı koydu “Stüdyoya gidelim, parça aralarında konuşalım, güzel bir anı olur hepimize”…

Bir anda masa etrafında bulduk kendimizi… Saman kağıtlar üzerinde Cem’in el yazısı ile tüm akış bittiğinde sabahın ilk ışıkları odayı doldurmuştu… Son söz benden çıktı “Bugün dinlenin ve yarın bir saatte bu kaydı bitirelim.” Onlar yataklara, ben stüdyo için ön hazırlıklara… 1 Şubat dinlenmece ve 2 Şubat 1973’te bu tarihi kaydı bitirmece…

İşte Anadolu Rock’ın yıllar sonra ilk kez sunulan bu eşsiz eseri… İşte koleksiyonunuzda yer alan “Cem Karaca-Moğollar 2.2.1973 Ankara” albümünün kısa hikayesi…”

Cahit Berkay

Bazı anlar vardır hayatta, kıymetli bir eşyanızı kaybedersiniz. Aradan yıllar geçer kaybettiğinizi bile unuttuğunuzda ortaya çıkıverir. Beraberinde anılarla… Hüzün ve sevincin bir arada olduğu o duygu…

Hafızamdan tamamen silinmiş bir anı geri çağırdım kaydı ilk dinlediğimde. 20 yaşlarındaki Cahit. Bir gece önce yazdığımız replikleri okuyan utangaç genç ses ben miyim? Bu gitarları çalan ben miyim? Hem de hiç tekrarsız tek seferde. Hem kıskandım hem de aferin…

Ve Cem Karaca… Cem ile biz sadece birlikte müzik yapmadık, hayatı paylaştık. 1971’deki Fransa macerasının ardından Türkiye’ye dönmüştük. Engin evlendiği için Fransa’da kalmıştı ve onun yerine Ayzer ekibe katılmıştı. Kısa bir süre sonra Murat Ses gruptan ayrıldı ve vokalist olarak Ersen’i alarak Taner, ben ve Ayzer yola devam ettik. 72 sonlarında Yavuz Plak’ta Cem ile karşılaştık. Ayak üstü sohbetimizde ben ona onun ne kadar eşsiz bir vokalist olduğunu söylerken o da Moğollar’ın ne kadar özel bir grup olduğundan bahsediyordu. Sonra durduk ve neden birlikte çalmıyoruz ki dedik. Cem o dönem Kardaşlar’la çalışıyordu. Ersen’i Kardaşlar’a verip Cem’i transfer ettik. Cem, Taner, Ayzer ve ben o kadar keyif alarak çalıyorduk ve doğal olarak ortaya çıkan sonuç İzzet Öz’ün itinayla sakladığı bu kayıttan da anlaşılacağı gibi güzel oluyordu. Umarım keyifle dinlersiniz…

Taner Öngür

Sanırım 23 yaşındaydım o sıralarda, gençliğimin en güzel yıllarında, böyle bir ekipte olmak harikaydı. Cem, Cahit, Ayzer ve ben; çok uyumlu ve eğlenceli bir takımdı.

O dönemlerde, davul, bas ve gitar üçlüleri çok etkiliydi, biz de öyle çalıyorduk, güçlü bas ve gitar ampflileri, volümlü bir davul ve Cem’in muhteşem sesi ve sahne performansı…

Bu ekiple bas çalmak benim için çok keyifliydi, gençlik enerjisini de katarsak çocuğu durdurmak neredeyse mümkün değil, bugün bana biraz abartılı gibi gelse de, o yıllarda öyle çalmak çok zevkliydi.

Cahit’in, zaman zaman gitar dışında bağlama, yaylı tambur gibi enstrümanlar çalması, Ayzer’in harika tom atakları, Cem’in güçlü sesi ve teatral yorumu ile zamanın, özellikle sahnede en güçlü gruplarından biriydik.

İzzet Öz’ün senelerce bu kayıtları, itinayla saklaması ve ortaya çıkarması, bu yaşta bana hayatımın en güzel hediyesi gibi geliyor, çok teşekkürler İzzet Öz..

Ayzer Danga

Müzik hayatıma 1960’lı yıllarda başladım. O dönemler yokluklar dönemiydi, dinleyecek müzik ve çalacak enstrüman bulmak çok zordu. Gitar teli dahi yoktu. Bu yokluklar içinde kendi davulumu yaptım desem yalan olmaz. Büyük bir hırsla, kendi kendime bir metot da geliştirerek, sabah akşam davul çalıştım.

Bu çalışmalar sürerken mahallemizde gitar çalan üç arkadaşımla bir araya gelip Siyah Örümcekler adında bir grup kurduk ve o dönem çok ünlü olan The Shadows grubunun coverlarını  çalmaya ve kısa bir süre içinde de sinemalarda filmler başlamadan yarım saat öncesinde şovlar yapmaya başladık. Bu şovların birinde Mavi Işıklar grubu ile tanıştım, bir süre sonra davulcularının da ayrılması ile onlarla çalışmaya başladım. Profesyonel müzisyenliğe böylelikle adım atmış oldum. Anadolu Rock ile tanışmam da bu grup sayesinde oldu.

Mavi Işıklar döneminde askere gittim, dönüşümde Moğollar grubuna katıldım. Moğollar ile ve Moğollar dışında aralarında Cem Karaca, Nejat Toksoy, Ersen, Selda Bağcan, Edip Akbayram, Erkin Koray ve Barış Manço’nun da bulunduğu birçok güçlü yorumcuyla çalıştım.

Anadolu Rock tarzı bana göre bitmiş değil ve hala yapılacak çok iş var. Armonik ve ritmik çalışmalarla yeni buluşlar yapıp Anadolu Rock tarzını daha da zenginleştirmek gerek. Müzikalitesi yüksek, bu yönde hayalleri olan gençler için Moğollar bu tarzın öncüleri olarak yollarını açmış oldu, bu gençlerin Anadolu Rock tarzını daha da çok geliştireceklerine eminim.

Fırat Özdemirfiratozdemir@keyfgazetesi.com
Köşe yazarı, Editör