SON DAKİKA

Din ve Kültürlerde Rüya ‘2’

Bu haber 12 Haziran 2016 - 20:53 'de eklendi ve 269 kez görüntülendi.

Köşe yazarımız Sabiha Sefer’in yeni yazısı yayında.

Modern fizikte atom fikrinin babası Demokritus (M.Ö. 460-370), rüyâların dış dünyadaki diğer ruhların açık deliklerinden bedene girmesi ile meydana geldiğini söyler. Bugün dahi insan tabiatına dair yazdığı eserlerle bilinen Yunan filozofu Plutarch, “Symposiac” adlı eserinderüyâlardan bahseder. 19 Aristo, (M.Ö.IV-V. Yüzyıl) Rüyâlar ve Onların Yorumları Üzerine (Derams and Their Interpretation) adlı esriyle bu konuda ilk bilimsel eseri yazmıştır. Daldisli Macrobius ve Artemidorus (M.Ö.II. Yüzyıl) tabir kitaplarının babası sayılan Oneirocritica’yı hazırlamışlardır. 20 meşhur yazılarında, kendisini bir tapınak bina etmeye teşvik eden bir çok rüyâ  gördüğünü ifade etmektedir.

Rüyalardan bazılarının ilahî kökenli oldukları inanışı çok yaygın bir inanıştır. Orfecilikte ve Pisagor ekolünde insanın semavi âlemle ilişkisinin ancak uyku sırasında gerçekleşebildiği öğretilmekteydi. Ortaçağ’daki Yahudi ve Arap yazarlarının eserlerinde de benzer öğretiler görülmektedir. Haberci (salih) rüyalar konusunu işlemiş İslam bilginlerinden biri İbn-i Haldun’dur (d. 1332 – ö.1406). Oniromansi alanında Babil kültürünün eski Yunan kültürüne kıyasla daha ileri bir düzeyde bulunduğu söylenebilir. Sami dillerini konuşanlar özellikle “peygamberane rüya”yı iyi bilmekteydiler. Ayrıca Musevilik’te rüyalarla ilgili, hatovat chalom denilen geleneksel bir uygulama bulunur. (Hatovat chalom adının sözcük anlamı “hayırlı ya da iyi rüya görme”dir.)

Somnium denilen rüyalar ile visio denilen vizyonlar (rüyet) Eski Ahit’te ve Yeni Ahit’te önemli bir yer işgal ederler. Görme organının yardımı olmaksızın oluşan vizyonlarda, gelen tesirlerin kişinin şuurundaki imajlara bürünerek algı alanında görüntü oluşturması sözkonusudur. Yeni Ahit’in sonundaki, Yuhanna’nın Vahyi adıyla bilinen kısım, vizyon tarzında alınan kutsal metinlerin bilinen örneklerinden biridir.

Musevi bilgin Musa ibn Meymun’a (1135-1204) göre, melek vasıtasıyla olsa da olmasa da ve yol ve araçlardan söz edilse de edilmese de, peygamberlere tüm ifşa olunanlar onlara vizyon olarak nakledilmiştir. Ona göre “vahiy” vizyonda içerilmiş haldedir ve peygamber “uyanık şuur hali”ne geçer geçmez mânâsını sezer.  Peygamber olmayan bizler ise uyanınca rüyamızı birine anlatır ve onun yorumuna gerek duyarız. Uyku ya da trans denilen hal, cismani duyulardan yalıtılmış olma imkânı sağlamaktadır. İlahi tesirin alınabilmesini İbn Meymun böyle açıklar.

İslam bilgini İbn-i Haldun’a (1332-1406) göre esas olarak iki tür rüya vardır. Bunlardan biri ilahî varlığın kuşku götürmez vahyi olan “salih rüya”lardır; derhal uyanmayı zorunlu kılarlar ve kişide öylesine derin bir iz bırakırlar ki, kolay kolay unutulamazlar. Diğer gruptakiler ise hatırlanması için çaba harcanılan ve yorumlanmak ihtiyacındaki olağan rüyalardır. Eski Ahit’teki Yusuf’un rüyası  bu tip rüyalara bir örnek oluşturur. İbn-i Haldun’a göre aracı melekler vasıtasıyla aktarılanların yorum gerektirmesine karşılık, doğrudan doğruya gelen “salih rüya”lar yorum gerektirmeyecek derecede açık olurlar. Muhyiddin İbn Arabi’ye göre de, veliler bilgilerini, peygambere vahyi getiren meleğin aldığı kaynaktan alırlar. İlham, söz veya yazı  tarzında dışarı yansıdığında vahiy adını alır.

Hıristiyanlık’ta kutsal kitapları “haberci rüya” örnekleriyle zengin olmasına karşılık, 6.yy. sonlarından itibaren rüyalara temkinle yaklaşıldığı ve Batı’da okültistler ve gizli tarikatlerin engizisyondan gizli olarak yürüttükleri çalışmalar hariç tutulursa, 12. yy.’a kadar rüyalar üzerinde pek fazla bir çalışma yapılmadığı görülür. Bu tutumun kökeninde başında Papa Gregory I’in (540–604) bulunduğu papalığın rüyaların bir kısmını şeytani olarak değerlendirmesi bulunmaktadır. Gregory I, 590 yılında rüyaları üç gruba ayırmıştır: Yiyecek ve açlıktan kaynaklananlar, şeytan ya da cin  kökenli olanlar ve ilahî kökenli olanlar. İsa peygamberin çölde kırk gün kırk gece gezerken rüyalarından güç aldığı söylenir. Ve derler ki; “Şeytan bile bu ruhani transı kesmeye cesaret edememiştir.” O yüzden rüyalar, Hıristiyan geleneğinde de önemli bir yer tutarlar.

DR.WALTER FRANKLİN PRİNCE’NİN TREN  KAZASI RÜYASI

Dr. Walter Franklin Prince, Amerikalı bir tarihçi ve rahiptir. Dr. Prince’in rüyalarındaki görüntüler olağanüstü canlılıktaydı ve uyandırdıkları duygular da çok yoğundu. O, gördüğü rüyalardan birini şöyle anlattı:

“Bir trene bakıyordum. Trenin arkası bir tünelden çıkıyordu. Sonra, aniden başka bir tren ona çarptı. Dehşetle vagonların birbiri üzerine yığıldığını ve parçalandığını gördüm. Bu yıkıntılardan yaralı yolcuların ıstırap dolu çığlıkları yükseliyordu. ..Sonra buhar yada duman bulutu şeklinde bir şey yükseldi ve çığlıklar daha da fazlalaştı.“ O anda eşim tarafından uyandırıldım. Uykuda rahatsızlık ifade eden bir takım sesler çıkarıyormuşum!

Ertesi sabah New York’ta bir tren kazası oldu. Dr. Prince kazanın ayrıntılarını gazetelerden okuduğunda, rüyasına benzeyen kısımların çokluğu karşısında şaşkınlık içinde kaldı. Trenler bir tünelin girişinde çarpışmışlardı. Kazada ölen ve yaralananlara ilave olarak, buhar boruları patladığından enkaz tutuşmuş, ölü ve yaralı sayısı artmıştı. Felaket rüyadan 6 saat kadar sonra ve Dr. Prince’in evinden yalnızca 125 km. uzaklıkta olmuştu.       

ALBÜM GÖRMEK: 

album3

Albümün içindeki resimlere bakmak; kötü bir hadiseden sonra güzel bir aşk macerasının güzelliği ile tabir edilir. Çeşitli şehir resimleri görmek ise; bir çok mekan ve ev değişikliğine işaret eder.

 BİT GÖRMEK:  

bit

Rüyada bit görmek, mal, hizmetkar, aile ve akraba ile yorumlanır. Üzerinde birçok bit olduğunu görmek, eline çok mal geçmesine veya hizmetkar, aile ve akrabasının artmasına delalet eder. Üzerine bit düştüğünü görmek, birçok kişinin malından istifade edeceğine , üzerinden yere bit  döküldüğünü görmek ise kazancının bol olacağına işaret eder. Üzerindeki biti süpürdüğünü görmek hayır değildir. Çünkü elindeki malı yok etmeye işarettir.

 ÇAMUR GÖRMEK:

camur-banyosu

Rüyada çamur görmek  üzüntü ve sıkıntıdır.  Bir rivayete göre  işleyeceği günahtır. Bir göl veya nehirde çamura battığını gören,  hükümet tarafından zarar görüp keder ve üzüntüye düşer.  Bazı yorumcular çamura batmayı,  dünya işleriyle çok meşgul olmakla tabir etmişlerdir.

  DOLU YAĞDIĞINI GÖRMEK:

dolu

Rüyada dolu görmek; azapi sıkıntı ve ihtiyaç ile tabir  edilir.  Mevsiminde az miktarda  dolu yağdığını görmek, o yerde ucuzluğa işarettir. Bir yere dolu düştüğünü, fakat zarar vermediğini görmek;  Allah’ın (c.c)   inayetine,  zarar verdiğini  görmek ise;  o yere azap ineceğine  delalet eder. Cafer-i Sadık  dolu yağmasını, bela, düşmanlık, düşman askeri, kıtlık ve hastalık ile tabir eder.

 PENCERE GÖRMEK:  

pencere

Rüyada pencereye dayanmış olduğunu görmek izzet, şeref ve mevkiye ayrıca gamdan kurtulmaya işaret eder. Pencereyi açmak da izzet, şeref ve makama ulaşmak, gam ve kederden kurtulacak bir iş işlemeye delalet eder.  Pencereyi kapattığını görmek bunun aksidir. Pencereye bağlı olduğunu görmek hayırsızlıktır. Bir rivayete göre bu rüya sahibinin akıl sağlığı iyi değildir. Pencereyi yerinden sökmek veya kırmak haysiyetinde noksanlık olacağına işarettir. Pencereden girmek izzet ve mevki sahibi olmak için münasip olmayan bir iş işler. Pencereden çıktığını gören kendi hatası yüzünden insanların gözünden düşer.

 YASEMİN AĞACI GÖRMEK:

yasemin-çiçeği

Yasemin ağacı kötü ahlâklı, kıskanç fakat zengin bir kadın ile yorumlanır. Eğer ağaç beyaz ise güzel kadına sarı ise çirkin kadına işarettir. Bazıları demiştir ki;  yasemin ağacını görmek, beklediği şeyden ümidini kesmektir. Bazıları da hüzün ve kederdir demişlerdir.

 ŞALGAM GÖRMEK:

şalgam

Şalgam görmek İbni Sirin görüşüne göre hüzün ve gam ile yorumlanır. Yemek ise daha büyük gam ve kedere işaret eder. Elinde bir şalgam olup onu yediğini gören zarara düşer. Cabir’ül Mağrubi demiştir ki pişmiş şalgam yemekte zarar yoktur. Uykuda şalgamın uzak olduğunu veyahut yanındaki şalgamı uzağa attığını gören gam, keder, kasavet ve hüzünden kurtulur.

 ÇAY İÇMEYİ  GÖRMEK:

çay içmek

Rüyada çay içtiğini gören zevk, neşe ve hayatı tat alarak yaşamaya nail olur. Billur kadehten berrak çay içmek hayır, menfaat ve rahata işarettir. Bir rivayete göre hayırlı, iyi bir zevceden hayırlı, iyi bir evladı olur. Çay bulanık ve çok koyu renkli olursa hüzün ve kederdir. Çayın çok sıcak olması, hastalıktır. Şekersiz olması da gam, keder ve sinirliliğe işarettir. Toprak çanaktan çay içmek geçim zorluğuna ve ihtiyaca işaret eder.

 HARP BALTASI GÖRMEK:

harp baltası

Rüyada savaş baltası görmek aziz, yardım ve zafere ve ehli olanlar için büyük mertebeye şerefe işaret eder. Üst mertebede olan bir memur elinde harp baltası görürse azledilme korkusu olmaz. Ticaretle uğraşan insanlar için kazanca işarettir.