SON DAKİKA

‘İslamiyette Rüya’

Bu haber 17 Ağustos 2016 - 8:36 'de eklendi ve 214 kez görüntülendi.

Köşe yazarımız Sabiha Sefer’in yeni yazısı yayında.

Rüya kelimesi Kur’an’da altı yerde geçmektedir. Bunların dördünde “rüya” anlamında “er-ru’ya” şeklinde, birinde “benim rüyam” anlamında “ru’yayı”, diğerinde ise “senin rüyan” anlamında “ru’yake” şeklinde yer almaktadır. Kuran’da ayrıca yine rüya anlamında ahlam kelimesi de kullanıldığı bilinmektedir. Ahlam kelimesi Kur’an’da üç kez geçiyor ve bu yerlerin ikisinde rüya anlamındadır. Rüya ile ilişkili olarak Kuran’da zikri geçen bir kelime de “menam”dır.

Allah (c.c), insanların Levh-i Mahfuzdaki durumlarına muttali olan bir grup meleği rüya işiyle görevli kılmıştır. Görevli melek Levh-i Mahfuz’dan aldığı durumları bir takım olaylar ve şekiller haline sokarak ilgili insanın rüyasında kalbine yerleştirir ki, o kimse için bir müjde veya uyarı ya da kınama değerinde olsun. Böylece hikmetli, yararlı veya sakındırıcı bir faaliyet gösterilmiş olur. İlgili melek bu gayret içinde iken şeytan da insana karşı duyduğu kin ve düşmanlıktan dolayı onu uyanık iken rahat bırakmak istemediği gibi, uyku aleminde de rahat bırakmak istemez. Ona bir takım hile ve tuzaklar kurmaktan geri durmaz. Şeytan insanın rüyasını bozmak üzere ya onu gördüğü rüya hususunda yanıltmak ister veya rüyasında gafil olmasını sağlamaya çalışır.

Esas itibariyle uyku yeri, göz gibi anlamlara gelen kelime, Kur’an’da iki yerde rüya anlamında kullanılmıştır. Kelimenin rüya anlamında kullanıldığını İbrahim’in gördüğü rüyanın anlatıldığı Kur’an’ın 37. suresi olan Saffat suresindeki kullanımdan anlıyoruz. Adı geçen suresinin 102. ayetinde İbrahim’e, oğlunu rüyasında kesilmesinin emredildiği anlatılırken “menam” kelimesi kullanılmış, aynı surenin 105. ayetinde ise, bunun için “ru’ya” kelimesi kullanılmıştır. Bundan anlaşılıyor ki aynı olayı anlatmak üzere kullanılan “menam” ve “ru’ya” kelimeleriyle aynı şey kastedilmiştir.

Kur’an’da başta Hz. İbrahim olmak üzere Hz. Yusuf, Hz. Muhammed ve diğer bazı peygamberlerin gördükleri rüyalardan bahsedilmektedir. Söz gelişi Hz. İbrahim, rüyasında oğlu İsmail’i boğazladığını; Hz. Yusuf, rüyasında on bir yıldız,  güneş ve ayın kendisine secde ettiğini ve Hz. Muhammed de, rüyasında Mekke’yi fethettiğini görmüştür.

Peygamber olmayan bazı insanların rüyaları da Kur’an’da yer almaktadır. Hz. Yusuf  ile birlikte hapiste bulunan arkadaşlarının rüyaları bu bağlamda zikredilebilir. İslam anlayışına göre Hz. Muhammed’e vahiy ilk olarak rüya şeklinde gelmeye başlamış ve her gördüğü rüya, ertesi gün aynen gerçekleşmiştir. Bu yüzden de rüya, peygamberliğin bir cüzü olarak değerlendirilir. Ayrıca İslam dininin en önemli sembollerinden biri olan ve günde beş kez minarelerden okunan ezan da, Hz. Muhammed’in bazı arkadaşlarının gördüğü rüya ile sabit olmuştur.

EZANIN DOĞUŞU

Ezan (Arapça: أَذَان), İslam dininde namaz vaktinin geldiğini insanlara bildirmek için yapılan çağrıya verilen isimdir.  Ezân-ı Muhammedî olarak da adlandırılır.  Sözlük anlamı bildirmek demektir.  Ezan okuyan kişiye müezzin denir.

Ebu Umeyr b. Enes, Ensar’dan olan amcasından naklen anlatıyor:

İlk ezan 622 yılında okundu.  Ezan’dan önce müslümanları namaza çağırmak için çeşitli yöntemler kullanılmaktaydı.  İslâm’ın ilk yıllarında, Medine’de namaz vakti geldiğinde müslümanlar kendiliğinden toplanıyorlardı. Fakat cemaate geç kalanlar da oluyordu. Buna bir çözüm bulmak amacıyla namaz vakti geldiğinde  “Haydi namaza!” diye seslenilmeye başlandı.  Bu uygulama yeterli olmayınca, Hazret-i Muhammed (s.a.v)  Efendimiz namaz vaktini bildirmeye yarayacak bir vasıta belirlemek arzusu ile sahabelerini topladı ve onlarla istişare etti. Bu toplantıda herkes fikrini açıkladı. Kendisine, namaz vakti gelince  bir bayrak dik, onu görünce halk birbirine haber verir denildi. Bu Hz. Peygamberin hoşuna gitmedi.  Çünkü bayrağı herkes görmezdi. Bunun üzerine O’na boynuz hatırlatıldı. Bu, Yahudilerin borazanı idi.  Hz. Muhammed (A.S)’in hoşuna gitmedi ve “Bu Yahudi işidir” dedi. Bunun üzerine çan hatırlatıldı. Efendimiz: “ Bu Hristiyanların işidir” dedi.  Bazılarıda   herkesin görebileceği bir yerde ateş yakılmasını önerdi. Ateş mecusilerin putu durumundaydı.  Bu konuşmalardan sonra Abdullah b. Zeyd el- Ensari’ye rüyasında ezan gösterildi.

Hz. Muhammed’in Abdullah b. Zeyd’in rüyasını tabir etmesi:

Abdullah b. Zeyd anlatıyor:  Ben uyurken yanıma yeşil bir şal ve peştemal bağlamış birisini gördüm. Elinde bir çan vardı.  Ben,  Ey Allah’ın kulu! Bu çanı bana satarmısın? dedim. Adam; Peki,  ama bunu ne yapacaksın? diye sordu. Ben;  Bununla insanları namaza çağıracağım dedim.  Bana; Sana bu iş için daha hayırlı bir şey göstereyim mi? dedi. Bende ona,  Elbette! dedim.

Öyleyse şunu söyle diyerek ezanın lafızlarını bana öğretti.

Allahu Ekber   4 defa –  Eşhedü en Lailahe illallah   2 defa  – Eşhedü enne Muhammeden Resulullah  2 defa – Hayyaala’s salah   2 defa –  Hayyaala’s felah   2 defa – Allahu Ekber    2 defa –  La ilahe illallah   1 defa

Abdullah b. Zeyd, (rüyadaki bu kişi) devamında dedi ki:  Benden biraz uzaklaştı, sonra tekrar söze başlayıp, Sonra namaz kılacağın vakit şunu söylüyorsun, dedi ve kamet lafızlarını öğretti. Sabah olunca heyecanla Rasulüllah’a gelerek  rüyamda  gördüklerimi anlattım.  Bana “ İnşallah bu, hak bir rüyadır. Kalk, rüyada görmüş olduğunu Bilal’e  öğret. O, bunları söyleyerek ezan okusun. Zira O’nun sesi, daha gürdür” buyurdu. Ben de Bilal’le beraber kalktım. O’na teker teker arz ettim. O, bunları yüksek sesle  söyleyerek ezan okumaya başladı. Bunu evinde olan Ömer b. Hattab işitmişti. Hemen koşarak geldi ve Ey Allah’ın Resulü!  diyerek;  seni hak ile gönderen Allah’a yemin ederim ki;  O’nun  gördüğünün aynısını bende gördüm, dedi. Bunu işiten Rasulullah; “ Elhamdülillah! Şimdi bu rüya, daha sağlam oldu” buyurdu.

Diğer bir rivayette de şöyle bir ilave vardır. Bilal ezanı okuyup sıra ikamete gelinde Abdullah; O’nu  ben gördüm ben okumak isterim dedi. Rasulüllah: “ öyleyse sende ikamet getir” buyurduğu bildirilmiştir.

BURUN GÖRMEK:  

burun

Rüyada burun görmek; mal, evlat, baba, kardeş,  eş, arkadaş, hayra ve sevinçle yorumlanır. Burnundan sümük aktığını görmek; Büyük bir zattan fayda ve menfaat göreceğine,  Burnundan çöp gibi bir şey çıktığını görmek; Bir çocuğunun olacağına, Burnuna bir şey  kaçtığını görmek; Maddi bir zarara uğrayacağınıza, Burnunun delindiğini görmek; Bir kadın yoluyla zengin olunacağına,  Burnundan kan geldiğini görmek; Mal ve para kaybına işaret eder.  Rüyasında burnunu kısalmış, sonra da büyümüş ve eğilmiş olarak görmesi, o kimsenin ahmaklığına, aklının kıtlığına ve başkaları tarafından kötülenmesine delalet eder.

CİNAYET GÖRMEK: 

cinayet

Rüyada  gazetede cinayet haberleri veya cinayet romanı okumak, meslek hayatınızda hiç beklenmedik zamanlarda olacak şaşırtıcı gelişmelerin sizi sık sık uzunca süre evinizden uzaklaştıracağını belirtir. Rüyada  birini öldürmek kendi isteklerine katılmadığınız için aleyhinize cephe almış olanların saldırılarından hiçbir suretle zarar görmeyeceğiniz anlamına gelir. Rüyada tesadüfen bir cinayete tanık olmak, mesleğinizde sizi önemli bir yükselmenin beklenmekte olduğuna işarettir. Birinin sizi öldürmeye çalıştığını görmek, kendi iş yerinizde düşmanca muhalefetle karşılaşacağınızı ve bu muhalefeti yenmeniz gerektiğini gösterir.

ESNEMEK GÖRMEK: 

esnemek

Rüyada esnemek mekruh (iğrenç, caiz olmayan)  bir şeyi kazanmakla tabir edilir. Rüyasında  esnediğini gören kişi, herkesin şikayetine maruz kalır ama yinede haline devam eder.  Esnediğinde elini ağzına tuttuğunu gören, hak yolunda çalışır. Bazılarının görüşüne göre çok esnemek, uyku ve gafletle yorumlanır.

NEZLE GÖRMEK:

nezle

Rüyasında nezle olduğunu gören o sene hasta olmaz. Kuru nezle daha iyidir. Nezle olup burnundan hiç durmadan katı sular aktığını görmek, malını israf edeceğine işarettir. Nezleden dolayı öksürdüğünü görmek,  yok olan malından dolayı sıkıntıya düşeceğine,  Nezle sebebiyle göğsünde balgam toplandığını görmek, haram mal toplamasına, veya parça parça düştüğünü görmek, o haram malın kısım kısım gideceğine işaret eder.  Balgam kanlı ise nezleden kurtulmak hayırdır. Menfaat, mal ve servet ile yorumlanır.

GÜLMEK GÖRMEK:

gülmek

Rüyada güldüğünü görmek gam ve kederdir. Kahkaha ile güldüğünü görenin gam ve kederi daha büyük olur. Kirmani demiştir ki;  rüyada tebessüm ederek güldüğünü görmek müjde ve ortaya çıkacak murattır. Cafer Sadık buyurmuştur ki;  rüyada tebessüm ettiğini gören bir erkek evlat ile müjdelenir. Rüya sahibi bekâr ise dindar, terbiyeli, iyi ve güzel bir kadın ile evlilik yapar. Bu iyi bir rüyadır.

ŞARKI SÖYLEMEK GÖRMEK: 

şarkı söylemek

Rüyada  güzel ses ile şarkı söylemek kazançlı ticarete ,  Kötü ses ile olursa ticarette zarara ve başarısızlığa işaret eder. Şarkı söylemek âlim, hekim ve vaiz (Nasihat veren. Dinî mes’eleler üzerinde öğüt veren)    ile yorumlanır. Çarşıda şarkı söylediğini görmek zengin için alçaklık, fakir için akıl kıtlığıdır. Hamamda şarkı söylediğini gören anlaşılmaz sözler söyler. Bir yerde şarkı söylediğini görmek, dost ve arkadaşlar arasında ayrılığa sebep olacak yalan ve hileye işaret eder.

EZAN GÖRMEK: 

ezan

Rüyada cami veya mescid gibi bir yerde ezan okunduğunu gören eğer inançlı ve iyi bir mümin ise Allah Teâlâ Hazretleri ona Kâbe’ye hacca gitmeyi kısmet eder. Bilinmeyen bir yerde ezan okunduğunu görmek iyi değildir. Rastgele bir yerde ezan okumak; Mal ve para kaybına uğrayacağına işaret eder. Komşunun damı üstünde ezan okumak bir yakını tarafından fenalık göreceğine, Çarşı ve pazarda ezan okumak; Fakirlik ve  sıkıntı ile yorumlanır. Bir kadının ezan okuması; Aile hayatında bir geçimsizlik olacağına, Mihrabta ezan okumak; Seyahate çıkılacağına ve selametle dönüleceğine, Herhangi bir vasıta üzerinde ezan okumak; yolculuğa, Gemide ezan okumak;  sıkıntıların dağılıp ferahlık ile tabir edilir.

DOMATES GÖRMEK:

Domates

Domates görmek gam ve keder ile yorumlanır. Domatesin ekşi olması sebebiyle rüya da hayırsızdır. Bir rivayete göre kırmızı domates altına, yeşil domates ise nakit paraya işaret eder. Bazı rüya yorumcuları demiştir ki,  domatesi gerek pişmiş ve gerek çiğ yemek haram mala işarettir.

AKİK GÖRMEK: 

akik

Rüyada akik görmek, Salih (  Faziletli, ehl-i takva olan)  kişiler ve zengin tüccar ile tabir edilir. Rüyasında kendisine bir akik taşı verildiğini gören, salih kişilerden veya zengin tüccarlardan birisiyle dost olur. Sahibi olduğu akik taşını kaybettiğini gören,  böyle kişilerin dostluğundan mahrum olur. Birçok akik taşına sahip olduğunu görmek mal ve nimete işarettir. Akik yüzük takmak, dindarlık , takvaya ve doğru yolda ilerlemeye delalet eder.