SON DAKİKA

Karbonhidrat Bağımlılığı nedir?

Bu haber 23 Kasım 2017 - 10:33 'de eklendi

Günümüzün en önemli sorunlarından birisi kilo problemidir. Buna bağlı olarak gelişen insülin direnci ,tip 2 diyabet, tansiyon, kanser vb. sağlık sorunları ise her yıl milyonlarca kişinin hayatını riske atmakta. Bu sağlık sorunlarına neden olan kilo problemlerinin başında gereğinden fazla tüketilen karbonhidratlar gelmekte.

Biz kimiz?

Belo6 İstanbul olarak Türkiyede ilk defa profesyonel diyet tedavisi ile EMS (Elektronik muscle stimulation) teknolojisini birleştirdik. Fransada 20’nin üzerinde merkezi olan bu konseptin Türkiye ayağını yönetiyoruz.Danışanlarımıza yeniden sağlıklı beslenmeyi ve nasıl kalıcı kilo kaybedeceklerini öğretirken, cihazlarımız sayesinde kas kütlesini geliştiriyor ve vücudun kombinasyonunu olumlu yönde etkileyebiliyoruz. Ultrason tedavisi ile incelmeyi, EMS teknolojisi ile kas artışını, profesyonel diyet tedavisi ile ise yağ kaybını hedefleyen konseptimiz sayesinde 6 hafta gibi kısa bir sürede yeni bir beslenme alışkanlığının yanında fit bir bedene de sahip olmak çok kolay.Aynı zamanda spesifik sorunlar(varis,selülit,ödem,dolaşım sorunları vb.) içinde farklı uygulamalarımıza bağlı olarak çözüme ulaşıyoruz. Sizde diyetisyenimizle tanışmak, cihazlarımızla ilgili detaylı bilgi almak ve ücretsiz deneme seansımız için iletişime geçebilirsiniz.

Karbonhidrat Bağımlılığı nedir?

Günümüzün en önemli sorunlarından birisi kilo problemidir. Buna bağlı olarak gelişen insülin direnci ,tip 2 diyabet, tansiyon, kanser vb. sağlık sorunları ise her yıl milyonlarca kişinin hayatını riske atmakta. Bu sağlık sorunlarına neden olan kilo problemlerinin başında gereğinden fazla tüketilen karbonhidratlar gelmekte.

Yıllarca önerilen ‘’diyetin %55-60′ karbonhidrat içermelidir’’ m ne yazık ki verimli sonuçlar doğuramadı. Global ölçüde kilo problemi; insülin direncine ve şeker hastalığına neden olurken bu soruna çözüm olmak için bir adım dahi ileriye gidilemedi, Hatta şuan daha kötü bir durumdayız. Ülkemizde 1998 yılında yapılan TURDEB çalışmasında nüfusumuzun %7.6 sı diyabet hastasıyken 2010 yılında yapılan TURDEB-2 çalışmasına göre yaklaşık %100 lük bir artışla bu oran %13,’e çıkmıştır. Yani beslenme tedavisi diyabet hastalığını önleyememiş ve yanlış beslenmeye bağlı olarak diyabet hastası olan birey sayısında çok ciddi bir artış meydana gelmiştir. Dünya genelinde zayıflama diyetlerinin başarısının da %3 olduğunu düşünürsek; tüm meslektaşlarım ve doktorların dönüp; ‘’Biz neyi yanlış yapıyoruz?’’  demesinin vakti gelmiştir.

Yanlış yapılan en önemli sorunlardan birisi aşırı karbonhidrat tüketimidir. Bir adım ileriye daha gidersek: Karbonhidrat bağımlılığı!

Kilo problemi olan insanların hemen hemen %75’i ise karbonhidrat bağımlısıdır. Hatta bu bağımlılık o kadar yüksek seviyededir  ki birçok araştırmacıya göre şeker bağımlılığı kokain bağımlılığı kadar tehlikeli! Yapılan çalışmalarda uyuşturucu bağımlısı yapılan farelerin önüne kokain ve şeker konulduğunda fareler kokain yerine şekeri seçmektedir. Ciddiyetin farkında mıyız?

Peki bu bağımlılığın mekanizması nedir?

Karbonhidratlar, özellikle saf şeker ve ekmek türevleri aynı uyuşturucu maddeler gibi beyinde opioid reseptörlerini uyarır. Buna bağlı olarak bağımlılık meydana gelebilmektedir. Karbonhidrat tüketirken mutlu,yokluğunda  ise anksiyete meydana gelir. Bu sürecin işleyişinde ‘’mutluluk hormonu’’ denilen serotonin de etkili olmakta.

Metabolik olarak bakıldığında ise; Şeker tüketildikten sonra daha çok şeker tüketme  isteğinin oluşmasında  etkili olan mekanızma insülin hormonudur. Şeker ve basit karbonhidrat dediğimiz kan şekerini hızlı yükselten besinlerin tüketiminden sonra pankreas, kan şekerini dengelemek için yüksek miktarda insülin salgılar. Yüksek insülin seviyesi kan şekerini hızlı düşürmekte ve tekrar hızlı bir enerji ihtiyacıyla karbonhidrat tüketim isteği oluşmaktadır.

‘’Nedir bu  karbonhidratlar?’’  kısmına gelirsek: Ekmek, tahıllar (makarna-pirinç-bulgur), çikolata, bisküvi, kraker, meyve ve meyve suları, dondurma, patates cipsi, patates, çörek, tart, patlamış mısır, şekerle tatlandırılmış içecekler ve ek olarak;  karbonhidrat yerine geçen  diğer maddelerdir (tatlandırıcılar, alkollü içecekler ve monosodyum glutamat gibi). Bu yazıyı okurken bile bu besinlerden birkaçını canınız çektiyse, gün içerisinde istemsiz olarak bunlara yöneliyorsanız, bu besinlerden tüketmediğiniz zaman huzursuz oluyorsanız sizde bir “karbonhidrat bağımlısısınız”.

Peki karbonhidrat bağımlılığından nasıl kurtuluruz?

  • Her şeyden önce sağlam bir irade ile kendinizi frenlemelisiniz. Bu besinleri hayatınızdan çıkarmaya çalışırken bedeniniz size farklı oyunlar oynayacaktır. Canınız bu besinlerden çektiği anda kendinizi başka besinlerle kesinlikle oyalamayın. Vücudunuz sizinle yarışıyor, siz de onunla rekabet edin. Onun yeme ataklarını, isteklerini yerine getirmezseniz emin olun sürece uyum sağlayacak ve kısa süre içerisinde bu yeme isteğinden kurtulacaksınız. Çünkü “insülin profiliniz’’ bu süre içerisinde düzelmeye başlayacaktır.
  • Başlangıç olarak günlük karbonhidrat tüketiminizi kısıtlayın.
  • Egzersiz yapın. Fiziksel aktivite sırasında hormonlarınız aktif hale gelir. Endorfin ve serotonin gibi hormonlar sayesinde bu bağımlılığınızdan kurtulabilirsiniz.
  • Açlık hissetmeniz halinde 1 bardak su için. Beyinde açlık ve tokluk merkezi birbirine çok yakındır. Açlık ve susuzluk hissini birbiri ile karıştırabiliriz.
  • Kendinizi asla yemekle ödüllendirmeyin, yemekle cezalandırmayın. Beslenme bir gerekliliktir. Ödül,ceza veya stres duyulacak bir şey değildir!
  • Sürekli diyet yaparak, hele ki yasaklarla dolu diyetler yaparak, bilinçaltınızı sağlığınıza zararlı besinlere yönlendirmeyin.
  • Yanlış diyetlerden uzak durun. Diyet uzman kişi tarafından kişiye özel, çevresel ve metabolik tüm etkiler göz önüne alınarak planlanmalıdır.
  • Ara öğünde karbonhidrat içeren listelerden uzak durun.
  • Yemek yerken kendinize yemek saatleri belirlemeyin. Bedeninizi dinleyin o size acıktığını söyleyecektir.
  • Yemekten sonra tatlı zevkinizi hayatınızdan tamamen çıkarın.
  • Meyve tüketiminize dikkat edin. Uzmanların önerisi doğrultusunda meyve tüketin. Unutmayın ki meyve de şeker içermektedir.
  • Fast-food gibi bizim kültürümüzün özelliğini taşımayan besinlerden uzak durun. Pizza zincirleri ülkemize girmeden biz en sağlıklı toplumlar arasındaydık unutmayın!
  • Özellikle sıvı şekerden meşrubatlardan, asitli içeceklerden, meyve sularından uzak durun.
  • Alkol tüketimini kısıtlayın.

 

DYT. Taha Salmandyt.tahasalman@gmail.com
Belo6 İstanbul olarak Türkiyede ilk defa profesyonel diyet tedavisi ile EMS (Elektronik muscle stimulation) teknolojisini birleştirdik. Fransada 20’nin üzerinde merkezi olan bu konseptin Türkiye ayağını yönetiyoruz. Danışanlarımıza yeniden sağlıklı beslenmeyi ve nasıl kalıcı kilo kaybedeceklerini öğretirken, cihazlarımız sayesinde kas kütlesini geliştiriyor ve vücudun kombinasyonunu olumlu yönde etkileyebiliyoruz.