“Güller ve Günahlar”da ikinci sezon heyecanı başladı! 'Merak edilenler yanıt bulacak'
Mono Elektrik

Çekimlere başlayan başrol oyuncuları Cemre Baysel ve Murat Yıldırım’ı sette ziyaret ettik. Büyük bir motivasyon ve heyecanla çalışan iki oyuncudan yeni sezona dair tüyolar da aldık.

 

 “Güller ve Günahlar”ın ikinci sezonu başlıyor. Nasıl hissediyorsunuz?

 

- Cemre Baysel: Heyecanlıyım. Çok özlemişim setimizi, seyircilerin karşısına çıkmayı... Güzel de dinlendik, motivasyonumuz yüksek. Yeni hikâyemizle karşınızda olmak için sabırsızlanıyoruz.

 

- Murat Yıldırım: İkinci sezonun ilk bölümü her zaman çok önemli olur. Biz çok heyecanlandık. İyi bir başlangıç oldu. Ben de merakla bekliyorum.

 

◊ İlk sezon, çok heyecanlı ve merak uyandıran bir finalle sona erdi. Yeni sezonda seyirciyi neler bekliyor?

 

- Murat Yıldırım: Aslında sinyalleri vermiştik. Serhat ve Zeynep arasında çatlamalar olabilir. Ama büyük bir aşk hikâyesi anlatıyorsanız, bunlar da işin içerisinde olacak. Şimdi o kısımdayız.

 

OĞLUMUN ADINI KIZIM KOYDU

 

 Peki nasıl bir yaz geçirdiniz?

- Murat Yıldırım: Benimki koşturmacayla geçti, malum.

 

 Evet, ikinci çocuğunuz Kerem’i kucağınıza aldınız, gözünüz aydın...

 

- Murat Yıldırım: Teşekkürler. Kızımdan sonra bir oğlum oldu; Kerem. İsmini de kızım Miray koydu.

 

 Erkek babası olmak nasıl?

 

- Murat Yıldırım: Biz babalar kucağımıza aldığımız zaman bunu tam algılayamıyoruz. Daha çok “baba” dedikleri zaman idrak ediyoruz. Ben şu anda Miray’ın flashback’ini yaşıyorum. O kucağımdayken çok huzurlu oluyorum.

 

◊ Miray’ın kardeşiyle arası nasıl?

 

- Murat Yıldırım: Çok iyi. Kerem doğmadan önce onu biraz hazırladım. Hep “Bebek gelecek, senin kardeşin olacak, seninle oynayacak” diye anlattım. Zaman kavramı daha tam oturmadığı için son zamanlarda hep “Kaç dakika kaldı, kaç dakika kaldı?” diye soruyordu. Doğunca da çok mutlu oldu. Şimdi her gün onun yanında uyuyor, öpüyor, sarılıyor.

 

ZEYNEP GİBİ GÖZÜ KARAYIM

 

 Zeynep’e gelecek olursak; yeni sezonda daha intikamcı, daha güçlü, daha cesur bir Zeynep mi göreceğiz?

 

- Cemre Baysel: “İntikam” olarak kodlamayalım ama daha kararlı diyebiliriz. Zeynep zaten güçlüydü; bu sezon onu daha gözü kara bir yapıda göreceğiz. Ailesi, sevdikleri için yapamayacağı şey yok. Bu daha da derinleşecek, farklı bir Zeynep izleyeceğiz. İlk bölüm beni çok heyecanlandırdı. Bir an önce çekelim, ben de izleyeyim istiyorum.

 

◊ Siz Zeynep kadar gözü kara ve cesur musunuz?

 

◊ Geçen sezon sizi en çok etkileyen sahne hangisiydi?

 

- Murat Yıldırım: Çok sahne var. Bu diziyi güzel kılan taraflardan biri, çok gerçek bir yerden oynuyor olmamız. Bir izleyici de “Alıştığımız diziler gibi değil, günlük hayatta olan şeyler gibi” demişti hatta. Güzel bir yorum bizim için. 

 

- Cemre Baysel: Ben çocuklarla olan her sahnede çok keyif alıyorum. Bir halı yıkama sahnemiz vardı, çok eğlenmiştik. Ben de çocukluğuma gittim. Annemle çok halı yıkamıştım.

 

- Cemre Baysel: Evet, öyleyimdir.

- Murat Yıldırım: Öyleyimdir değil, öyleyim de!

- Cemre Baysel: Öyleyim. (Gülüyor)

- Murat Yıldırım: Cesur ve doğrucu.

- Cemre Baysel: Partnerim beni çok iyi tanıyor.

- Murat Yıldırım: Cemre’yi eskiden beri tanırım ve severim. İçi dışı bir, gerçekçi biri...

 

 Dizide Serhat babalık duygusuyla sınanıyor. Siz de babasınız. Duygusal anlamda nasıl etkileniyorsunuz?

 

- Murat Yıldırım: Baba ama daha çok ayakta durmaya çalışan bir karakter aslında. Tam toparlıyor derken tekrar sendeliyor. Başa dönen hikâyeleri, karakterin tamamen kaybetmiş olmasını seviyorum, ki tekrar o toparlama aşamasını izleyebilelim. Tam da öyle olmuş. Hikâyemiz tekrar en başına dönmüş ve Serhat fazlasıyla kayıpta. Bu kayıp benim hoşuma gidiyor.

 

KARAVAN RUTİNİM MÜZİK

 

 Sette karavan rutinleriniz var mı?

 

- Cemre Baysel: Ben müzik dinliyorum. Sabah 7’de mesela gümbür gümbür tekno müzik açarım uyanmak için. Murat Bey de yan karavanda, bazen diyorum ses gidiyor mudur acaba!

 

- Murat Yıldırım: Bizde de çalıyor.

- Cemre Baysel: Sizi rahatsız etmek istemem. Çünkü çok erken saatler oluyor. Ben duymak istemem mesela.

- Murat Yıldırım: Benim set rutinim kahvaltıydı ama 4-5 gündür sıkı bir diyete başladım. Kahvaltısız diyet. Tek öğün besleniyorum. Onun dışında karavanda bir şeyler okumayı seviyorum.

 

 Aranızdaki uyumu nasıl tanımlarsınız?

 

- Murat Yıldırım: Ben Serhat ve Zeynep’i birbirine çok yakıştırdım. Kimya olarak da öyle. Cemre Baysel’in oyunculuğuyla Murat Yıldırım’ın oyunculuğunun birleşimini yakıştırdım. Seyircilerin de beğendiğini görüyorum.

 

- Cemre Baysel: Ben de izlerken çok keyif alıyorum. İkimiz de profesyonel oyuncularız ve sahne neyi gerektiriyorsa, daha iyisini yapmaya çalışıyoruz. Sürekli bir uyum, sürekli bir iletişim halindeyiz. Çok beyin fırtınası yapıp, Murat Bey’in de dediği gibi gerçek bir yerden oynamaya çalışıyoruz.

 

 Dizi 120 ülkede yayınlanıyor. Nasıl yorumlar geliyor yurtdışından?

 

- Murat Yıldırım: Dizinin Türkçe ismini söylüyorlar. Nijerya’da, Güney Amerika’da Türkçe konuşanlar var. “Türk dizilerinden öğreniyorum” diyorlar. Bu bana büyük keyif veriyor. “Güller ve Günahlar”la ilgili de çok büyük bir etkileşim var. Her milletten insan diziden bahsediyor, “İkinci sezon gelecek mi?” diye soruyorlar. Hoşumuza gidiyor.

 

- Cemre Baysel: Çok güzel yorumlar alıyorum ben de. Tatille beraber insanlarla iletişime geçince fark ettim ki güzel bir şey yapmışız.

 

İMAJ DEĞİŞİKLİĞİMİN SEBEBİ SAÇ BOYASINA OLAN ALERJİM 

 

 Cemre Hanım yeni imajınızı sorayım. Saç renginiz biraz açılmış...

 

- Cemre Baysel: İlk sezon Zeynep için bir imaj değişikliğine gitmiştik. Koyu rengi tercih etmiştik. Güçlü karakter diye farklılık olsun dedik. Ama maalesef sezon sonuna doğru saç boyasına alerjim çıktı.

- Murat Yıldırım: Bir gün bir fotoğraf attı, Cemre değildi o fotoğraftaki. Çok üzüldük. 4-5 gün gelemedi sete.

 

- Cemre Baysel: Evet, sonra dedik ki boyamayalım artık. Bir şekilde kamufle etmeyi başardık sezon sonuna kadar. Ama yazın boyayı bıraktım. Bunu ilk defa açıklıyorum. Merak da ediyorlardı. Zeynep’in değişimiyle de aslında çok uyumlandı. İstemezdim tabii saç boyasına alerjim olmasını ama Zeynep’in bu sezonki değişimiyle çok güzel örtüştü.

 

 Cemre Hanım, bir röportajınızda “Mesleki anlamda değişimden korkan biri değilim” demişsiniz. Yapacağınız en büyük değişim ne olur?

 

- Cemre Baysel: Artık saç boyası! (Gülüyor) En büyük korkulu rüyam o. 

- Murat Yıldırım: Her şeyi oynayabiliriz. Biz oyuncuyuz ama tabii ki iyi bir senaryo olduğu zaman. İyi bir senaryoda oyuncu her şeyi yapar.

 

KÜÇÜK ÇOCUKLAR DA İLGİYLE İZLİYOR 

 

◊ Yeni sezonun başlamasına sayılı günler kala “Güller ve Günahlar” seyircisine ne mesaj vermek istersiniz?

 

- Murat Yıldırım: Çok yakında sizlerleyiz.

- Cemre Baysel: Çok az kaldı. Merak ettiğiniz pek çok sorunun cevabını bulacağınız bir sezon sizleri bekliyor. Keyifle izleyeceğinizi umuyoruz.

- Murat Yıldırım: Ben bir şey ekleyeceğim; şimdiye kadar birçok iş yaptık. İlk defa bu kadar çocuğun bir diziyi bu kadar izlediğine şahit oldum.

 

◊ Sizce nedir çocukları çeken?

 

- Murat Yıldırım: Bizim dizimiz birçok kişiye hitap ediyor. Çocuklarla alakalı bölümler de var. Çocukların dizide olması onların ilgisini çekiyor. Tabii ailelerin birlikte izlediği bir dizi. Hafta sonu yayınlanıyor olması da etkili olabilir. Ama çok ilginç; 7 yaştan başlıyor ve sonu yok.

- Cemre Baysel: Bana Kader’i çok soruyorlar. Küçük çocuklar bence onları bir arkadaş gibi kendilerine yakın buluyor.

 KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZ HAYATTAKİ İMTİHANIMIZ

 

 Dizinin temel duyguları arasında “güven” ve “affetme” var. Siz aşkta ne kadar affedicisinizdir? Dizinin adından yola çıkarak sorayım; hangi günahı affedebilirsiniz?

 

Cemre BayselAffedilecek şey var, affedilmeyecek şey var. Bu sadece aşkta değil, ailede ve dostluklarda da böyle. Ben kin tutan biri değilim, aksine affediciyimdir. Ama herkesin kırmızı çizgileri vardır; bazı şeylerin de evrensel olduğunu düşünüyorum.

- Murat Yıldırım: Doğrular evrenseldir gerçekten. Ama sizin doğrularınızla karşıdakinin doğrularının birbirine yakın olması lazım. Karşınızdaki size ayak uyduramıyorsa işte orada işler sarpa sarabilir. Onun için çok da yanlış olmayan bir şey size fazla yanlış gelebilir. Fakat bazı kırmızı çizgiler vardır ki hayatta, bizim bu hayattaki imtihanımızdır. İnsan bazen karşı tarafı kırdığının farkına varmayabiliyor. Dolayısıyla ilişkiler yıpranıyor, bitiyor. İnsan her gün kendisine karşısındakini neden sevdiğini hatırlatmalı. Sonrası her gün emek gerektiriyor.

 

 Günümüzde zor olan bir şey aslında o, değil mi?

 

Murat YıldırımAma günümüzde de herkes her şeyi istiyor. O zaman da olmuyor. Bir şey istiyorsak, o zaman onun hakkını vermek gerekiyor. Sevgi emek istiyor.

Kaynak: Hürriyet / Kelebek

endeep yatay

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!